Hürriyet mi? Sabah mı?


Abi yok olmuyor. Uzun zamandır gazete okumuyorum. Sırf okulda 3-4 sene gazete ile ilgili dersler aldığımızdan dolayı. O kadar çok inceledik ve içine girdik ki gazetelerin, şimdi elime alıp okuduğumda, zamanında bilmediğim hatalar gözüme çarpıyor ve sinirleniyorum. Hani ben de daha kariyerinin başındaki bir metin yazarıyım değil mi? Yazdığım yazılar imla ve yazım kurallarına uyması gerekir. Tamam attığım maillerde veya mesajlarda buna uymuyor olabilirim ama sonuçta bunlar kişisel şeyler.
Bugün hadi bir okuyayım şu gazeteleri dedim. Sabah ve Hürriyet gazeteleri gelmiş ajansa. Ne güzel. Sabah'ın manşetini aktarıyorum "Cellatın Sonu". Tarayıp koyacaktım ama büyükmüş koyamadım. Gazete duruyor masanın üstünde. Gözüm takılıyor ve "Celalettin'in Sonu" diye algılıyorum. Yani bir yanlışlık var gözüme çarpıyor. Şimdi bir de yanında duran Hürriyet gazetesine bakalım. Nedir başlığımız; "Celladın Sonu". Hayda!... Türkiye'nin en prestijli gazetelerinden iki tanesi karşımda duruyor. Başlıkları aynı fakat yazılışları farklı.
Neyse açıyoruz Altın İmla Klavuzu'nu (yazıya reklam aldık) neymiş efendim "cellat -dı" yani kelimemiz cellat fakat -ı ekini alınca celladı oluyor. Aa ne kadar da kolaymış değilmi sayın Sabah manşeti yazıcıları sizi...

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home